SAMSUNLU ÜNLÜLER

SPOR
Yaşar Doğu ,kavak
Mustafa Dağıstanlı ,Çarşamba
Salim Bak, Kavak, Avrupa 2.si olmuş güreşçimiz
Recep Kara ,Bafra, 2003-2004 de kırkpınar şampiyonu.
Kenan Şimşek ,2002-2003 Kırkpınar şampiyonu
Saban Yılmaz ,2004-2005 kırkpınar şampiyonu
Tanju Çolak
Mehmet Özdilek ,Ladik
Elif Ekşi ,olimpiyatlarda 3 defa katılan tek bayan sporcu
Huriye Eksi
Cemal Aydın ,Havza,Klüpler birliği eski başkanı ve ankaragücü spor klübü başkanı
Tarık Cengiz ,Hentbol federasyonu başkanı
İbrahim Karabacak ,Kırkpınarı 3 kez kazanan güreşçimiz. 1956-59 ve 60da aldı
Serkan Aykut ,attığı 190 golle lig tarihinin wen çok gol atan 4. ismi
Damla Günay ,milli okçu
Ahmet orel ,1993 avrupa güreş şampiyonu
Çağlar gökbulut ,1500metre serbestte 15.51.12 ile Türkiye rekorunun sahibi ayrıca bu mesafeyi 16 dknin altında yüzmüş tek türk. Daha 16 yaşında ve2008de final yüzmesi bekleniyor.
Seda Karadağ ,judocu 78 kiloda Akdeniz oyunlarında 3. lüğü var. Ve kimi uluslararası turnuvalarda dünya şampiyonluğu var. Kardeşi Selda Karadağ ise gençlerde balkan şampiyonu
Uğur Meleke ,Bafra, Milliyet gazetesinde spor yazarı
Sabri Sarıoğlu ,Çarşamba, A milli futbolcu.
Gökhan Gönül ,Bafra, A milli futbolcu.
Cem Dizdar , Fanatik gazetesinde yazar

SİYASET
Köprülü Mehmet Paşa ,Vezirköprü
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa ,Vezirköprü
Köprülü Ahmet Paşa ,Vezirköprü
Boynueğri Mehmet Paşa ,4. Mehmet zamanında sadrazam
Hikmet Sami Türk ,aslen Oflu Bafralı, eski adalet bakanı
Kemal Akkaya ,Bafra ,eski devlet bakanı
Metin Bostancıoğlu ,Bafra,Eski Milli Eğitim Bakanı
Nafiz Kurt ,Bafra,Eski Sağlık Bakanı
Kenan Bulutoğlu ,Çarşamba,eski devlet bakanı
Org Faruk Cömert ,Vezirköprü,Şimdiki Hava kuvvetleri komutanı
Murat Karayalçın
================================================== ===
SİNEMA
Levent Kırca ,kavak
Ferhan Şensoy ,Çarşamba
Mehmet Aslantuğ ,Terme
Yıldız Kaplan ,Bafra
Mine Mutlu ,Bafra
Ahu Türkpençe
İhsan Gedik ,Yeşilçam'ın kötü adamı. Tam 63 filmde oynadı.
Nihat İleri ,büyü filminde profesör rolündeydi
hale caneroğlu ,Avrupa yakası dizisinde yaprak karakterini oynuyor
Polat bilgin ,Karayılan dizisinde rol alan oyuncu.
Aliye Rona
Mine Soley
Nebahat Çehre
Orçun Onat,
================================================== ===
MÜZİK
Orhan Gencebay
Orhan Hakalmaz
İlhan Şeşen
Sagopa Kajmer ,rap dünyasının yakından tanıdığı bir isim. Cezadan daha iyi diyen var. Asıl adı yunus Özyavuz. GORA'nın müziklerini yaptı.
Yıldırım bekçi ,TMSF sanatçısı
Neyzen Teyfik Kolaylı ,aslen Bafralı Bodrum doğumlu, Ünlü ney sanatçısı ve hiciv ustası. Hicivleriyle Atatürk'ün Dikkatini çekmiş. Adına Bodrum'da bir Cadde ve Marmaris'te bir heykel var.
Yıldırım Çınar ,Çarşamba
Orhan Ölmez
Yavuz Çetin, Türkiye’deki gelmiş geçmiş en iyi gitarist olduğu söyleniyor. ================================================== ===
==================================================
DİĞER
Ak Şemsettin ,Fatih Sultan Mehmet'in hocası
Bedri Koraman ,Bafra, Karikatürist. Bir ara Sabah gazetesinde çiziyordu. Şimdi nerde bilmiyorum.
Semih Poroy ,Çarşamba, Cumhuriyet gazetesinde karukatürist
İbrahim Eriş ,Bafra, Brezilya ekonomikj krize girince ekonominin başına getirildi. Brezilya'nın Kemal Derviş'i diyebiliriz.
Erol Özdemir ,Çarşamba, uluslararası ödül almış karkatürist
Turgut Çeviker ,Çarşamba,Karikatürist
Hasan Kılıç ,Bafra,Hürriyet yazı işleri müdürü.
Fatma Çavuş ,ondokuzmayıs, Kurtuluş savaşında hizmetlerinden dolayı ödüllendirilmiş 12 kadından biri.
Cemal Safi ,Samsun ,ünlü şair
Ece Erken
Orhan Aldıkaçtı ,Alaçam ,82 anayasasını hazırlayan kişi
Tamer Korkmaz ,Bafra
Vedat Turkali ,Alaçam , ünlü yazar.asıl adı Abdullah Pirhasan

Yaşar DOĞU

Ünlü Türk güreşçisi Yaşar Doğu, 1915 yılında Samsun'un Kavak ilçesine bağlı Karlı köyünde doğdu. Dedesinin köyü olan Emirli'de büyüdü. Güreşe orada başladı. 1938 yılında Ankara'da askerliğini yaparken minder güreşine çıktı. Bir yıl içinde millî takıma yükseldi. Oniki yıl süreyle (1939-1951) Ay-Yıldızlı mayo altındaki yerini muhafaza etti. Bu süre içinde katıldığı 7 şampiyonanın 6'sında şampiyonluğu kazandı. 1961'de Ankara'da vefat etti. Kabri oradadır. Aslen Kafkas Türklerindendir. Ecdadı Samsun'a muhacir gelmişti. Daha önce bebek sayılabilecek çağda iken cepheye giden babasının şehit düştüğü haberi gelmiş, bu yüzden annesiyle birlikte dedesinin köyü olan Emirli'ye göç etmek zorunda kalmıştı. Çocukluğunun geçtiği bu köyde güreşe başladı ve daha delikanlılığın eşiğinde iken yaman bir karakucak güreşçisi olarak adını bütün çevreye duyurdu. Ankara'da askerliğini yaparken bir arkadaşının ısrarı ile Ankara Güreş Kulübü'ne girdi ve orada minder güreşine başladı. Zehir gibi acı kuvveti ve büyük güreş kabiliyeti ile bu güreşte de kendisini derhal gösterdi. Ancak kendisini pek. tecrübesiz buIan yöneticiler onun Avrupa Şampiyonası'nda ezileceğini düşünerek kadroya almak istemediler. Millî Takımın Finlandiyalı antrenörü Onni Pellinen ağırlığını koyarak direnince kendisine millî takımda yer verildi. Böylelikle başarı dolu güreş hayatının ilk millî temasını 1939 Avrupa Şampiyonası sırasında Oslo'da yaptı. Minder güreşindeki olanca acemilik ve millî maç tecrübesizliğine rağmen büyük bir varlık göstererek üç rakibini yendi, bir maçında sayıyla yenik sayılarak Avrupa Şampiyonluğunu kaybetti, ikinci oldu. O zaman, bu bile büyük başarıydı. 1940 yılında İstanbu1'da yapılan Balkan Oyunları'nda güreş yaşantısının ilk şampiyonluğunu kazandıktan sonra, İkinci Dünya Savaşı'nın araya girmesiyle millî müsabakalardan uzak altı yıllık bir duraklama devresine girilmişti. 1946 yılında tekrar rakipsiz eleman olarak Millî Güreş Takımımıza girdi. Aynı yıl Stokholm'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nda sıtmanın verdiği 40 derecelik hararetle mindere çıkmasına rağmen yaptığı altı güreşi de kazanarak 73 kilonun Avrupa Şampiyonu oldu. 1947 yılında Prag'da yapılan Avrupa Greko-Romen Şampiyonası'nda da Ay-Yıldızlı mayo altındaki yerini muhafaza etti. İlk kez “Demirperde Bloku”nun katıldığı bu şampiyona enteresan bir mahiyet taşımaktaydı. Zira Sovyet Rusya ve peykleri bir demirperde ülkesinde yapılan bu şampiyonada tam bir ittifak içinde idiler. Yaşar, arkadaşlarına yapılan haksızlıkları gördüğü zaman, şampiyonluğu kazanmak için sadece Rus rakibini değil, demirperde hakem blokunu da yenmesi gerektiğini gayet iyi anlamıştı. Bu azimle girdi güreşlere ve rakiplerini çatır çarır yendikten sonra finalde Rus ile karşı karşıya kaldı. Güreşe fırtına gibi girdi. Rus'u tuttuğu gibi yere vurdu. Oyundan oyuna geçiyordu. Bir ara rakibinin sırtını yere yatırdı. Hakemler görmezlikten geldiler. Sonra bir tuş daha yaptı. O da aynı akıbete uğradı. Koca Yaşar kızmıştı. Olanca gazabı ile atıldı, çift sürer gibi sürdü Rus'u. Daha sonra hırsla rakibini çatır çatır çevirdi. Bir pestil gibi sırt üstü mindere serdi ve rakibinin göğsüne çıkıp oturdu. Teker teker bütün hakemlere baktı. Gözleri öfke ile doruydu. Hani “Bu da tuş değil mi be insafsızlar” der gibiydi. Hakemler istemeye istemeye “Evet” dediler. Tuşu da; şampiyonluğunu da bastıra bastıra kabul ettirmişti koca Yaşar... Güreş Dünyasında İsveçlilerin deyimi ile bir “Kara saçlı kuvvet ilahı” olarak parlayan Yaşar Doğu, büyük namını 1948 Olimpiyatları, 1949 Avrupa Şampiyonluğu ile de perçinledi. 1950 yılında Irak ve Pakistan'a yaptığı büyük turnede büyük kuvvet ve güreş bilgisini doğu alemine tanıtmak imkân ve fırsatını da buldu. 1951 yılında Helsinki'de yapılan Dünya Şampiyonası'nda 87 kiloda Ayyıldızlı mayoyu giydi. Çok çabuk kilo alan, buna karşılık çok zor kilo veren bir bünyeye sahipti. Bu yüzden yıllar ilerledikçe sıkleti de yukseliyordu, Nitekim 67 kilo ile başladığı güreş hayatının son şampiyonluğunu Helsinki'de 87 kiloda kazandı. Böylelikle parlak güreş hayatına bir de dünya şampiyonluğu sıfatını eklemiş oldu. Ayyıldızlı mayo altında yaptığı 47 maçın 46'sını kazanan Yaşar, bunların 33'ünde tuş yapmış, 11 maçını ittifakla, 1'ini abandone ile, birini de ekseriyetle kazanmıştır. Galibiyetle sonuçlanan 46 güreşi 690, dakika sürmesi gerekirken; yaptığı tuşlarla bu süreyi 372 dakika 26 saniyeye indirmişti. Güreş hayatını kapattıktan sonra Millî Güreş Takımımıza antrenör oldu. 1955 yılında antrenör olarak Millî Takımımızla gittiği İsveç'te ciddi bir kalp krizi geçirdi. Uzun bir tedavi gördü. Doktorlar kendisine iyi bakmasını, yorulup heyecanlanmamasını söylemişlerdi. Fakat bunu yapamadı. İsveç'ten döner dönmez tekrar kendini güreşe verdi ve 8 Ocak 1961'de Ankara'da bir kalp krizi sonucu vefat etti.

Mehmet Arslantuğ

25 Eylül 1961 yilinda, Samsun'da, Çiftçi bir ailenin 5. ve son çocugu olarak dogdu. Ilk-Orta ve Lise egitimini orada tamamladi. Oyunculuga ,Tiyatro alaninda ve tümü ögrencilik yillarinda olmak üzere ‘deneme sahneleri'nde basladi.1986 yilinda, Iktisadi Idari Bilimler Fakültesi/Isletme Bölümü egitimini birakarak profesyonel oyunculuga geçti. 1992 yilinda kendi yapim sirketini kurdu. Prodüksiyon ve prodüksiyon sonrasi süreçler için, yapimevi bünyesinde teknik altyapi olusturdu. 1996 da Arzum Onan'la evlendi. Son sekiz yil, özel televizyon kanallari için seri dramalar hazirladi; Yapimci ve Oyuncu olarak çalisti. ‘Can' adinda bir oglu var. FILMLERI ve TV DRAMALARI Gündogmadan (35 mm) 1986 ,Ates Böcegi (35 mm) 1987 ,Belene kampi (35 mm) 1987/88 ,Iz Pesinde (35 mm) 1989/90 ,Aglarin Dügünü (35 mm) 1990 ,Vurguna Inmek (35 mm) 1990 ,Kopuk Dünyalar (35 mm) 1991 ,Karayar Köprüsü (35 mm) 1991 ,Kapilari Açmak (35 mm) 1992 ,Yalanci (35 mm) 1993 .Yengeç Sepeti (35 mm) 1994 Gerilla (35 mm) 1994 ,Bir Kadinin Anatomisi (35 mm) 1995 ,Akrebin Yolculugu (35 mm) 1996 ,Sicak Saatler (Dijital ) 1997-1998-1999-2000 ÖDÜLLERi: 1990 Hürriyet Gazetesi En iyi Drama Oyuncusu (Vurguna Inmek) 1991 Günes Gazetesi En iyi Drama Oyuncusu (Kopuk Dünyalar) 1992 29. Altin Portakal Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Kapilari Açmak) 1993 30. Altin Portakal Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Yalanci) 1994 31. Altin Portakal Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Yengeç Sepeti) 1995 8. Altin Koza Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Yalanci) 1994 2. Çagdas Sinema Oyunculari Dernegi Oyunculuk Ödülü (Yengeç Sepeti) 1993 Hürriyet/Altin Kelebek En iyi Drama Oyuncu (Yalanci) 1997 Hürriyet/Altin Kelebek En iyi Drama Oyuncusu (Sicak Saatler) 1998 5. Altin Objektif Ödülleri En iyi Drama Oyuncusu (Sicak Saatler)

CEMALETTİN ETLİ KAVAKLIGİL

1938 Samsun-Kavak Tabaklı Köyü doğumlu olup emekli öğretmen..
Çocuk edebiyatı türleri üzerinde çalışmalar yaptı. Birçok masal derledi. Kendi düşsel zenginliğinde hamurlayıp yoğurdu. Masal dünyasına güzel yapıtlar kazandırdı.eser sayısı kırkı aşmıştır. Bu eserlerden iki tanesini Milli Eğitim Bakanlığınca yayınlamıştır. Öteki eserleri özel yayınevleri tarafından yayınlanmış, Tebliğler Dergisi’nde okullara tavsiye edilmiştir. Güldürü Kitabı adlı eserini Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneğine bağışlamıştır.
KAVAKLIGİL, yıllarca amatör tiyatroculuk da yapmıştır. Samsun Oda Tiyatrosu’nun kurucularındandır. “Dünya Masal Haftası “ olsun! Bu önerisi Kültür Bakanlığı ve Unesco tarafından kabul görmüştür.
1- Kahkaha Kervanı
2-Güldüren Okul Piyesleri
3- Keloğlan Hekimbaşı-Oyun
4-Kelile Dinme-Oyun
5-Köy Enstülü Öğretmen-Oyun
6-Anadolu Masalları Dizisi
7-Ayrı Dünyalar – Şiir ve Düzyazı
8-Meryem Oğlu İsa-Şiir
9-Oku Oku Gül Masalları Dizi
10- Çocoğunuz Kız mı Clsun Oğlanmı?
11-Keloğlan Masalları Dizisi
12-Öğretmen-Tiyatro Oyunu
13- Dede Korkut Masalları Dizisi
14- Gülmece Güldürmece

REMZİ ÖZÇELİK

1950 yılında Samsun’da doğdu.İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi olarak İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik-Kimya Bölümünü 1972 yılında bitirdi.Sırasıyla:Samsun Terme Lisesi,Samsun-Eğitim Enstitüsü Fizik Öğretmeni ve Müdür Yardımcısı,Sivas-Gürün Lisesi,Samsun-İmam Hatip Lisesi,Samsun-19 Mayıs Lisesi Fizik Öğretmeni olarak görev yaptı.1985 yılında Samsun Kültür ve Turizm Müdürlüğüne atandı.
1990 yılında Kültür Bakanlığı,Telif Hakları ve Sinema Genel Müdür Yardımcılığına atandı.1993 yılında Tacikistan-Duşanbe Kültür Müşavirliği görevini üstlendi.2006 yılında emekli oldu.
ESERLERİ:BEKLEYENLER,BÜYÜK KÖPRÜ,DEPREMDEN SONRA (Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu tarafından sahnelendi),TAŞ BADEMLERİ (Devlet Tiyatroları-Altındağ Tiyatrosu,İstanbul Bel.-Şehir Tiyatroları,Tacikistan-Duşanbe Mayakovski Tiyatrosu tarafından Rusça,Tacikistan-Duşanbe Maladojni Tiyatrosu tarafından Tacikçe olarak temsil edildi.1984 yılında TRT tarafından TV dizisi olarak yayınlandı),SU GELİNCE (Devlet Tiyatroları Bursa-Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu tarafından temsil edildi),GÜNEŞ HALA SICAK,İBNİ SİNA,İBNİ SİNA,(çizgi roman,senaryo Remzi ÖZÇELİK’e ait),AYRINTILAR,AHMET YESEVİ,SÜREK AVI olmak üzere 11 adet yayımlanmış eseri vardır.
TRT tarafından dizi olarak yayımlanan Peyami SAFA’nın FATİH-HARBİYE romanının senaryosu da Remzi ÖZÇELİK’e aittir.
ALDIĞI ÖDÜLLER:Töre-Devlet yayınları tarafından düzenlenen Dündar TAŞER Tiyatro Yarışmasında BÜYÜK KÖPRÜ ile mansiyon ödülü,Atatürk’ün doğumunun 100. yılı Tiyatro dalında birincilik ödülü,Türk Eedebiyatı Vakfı tarafından düzenlenen Necip Fazıl senaryo yarışmasında GÜZELLİK ÖLMEZ ile Jüri Özel Ödülü almıştır.Evli ve iki çocuk babasıdır.

Vedat TÜRKALİ

1919'da Samsun'da doğdu. Asıl adı Abdülkadir Pir Hasan'dır.Yüksek öğrenimini 1942'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü'nde tamamladı. Maltepe ve Kuleli Askeri Liseleri'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951'de siyasal eylemlerde bulunmakla suçlanarak tutuklandı. Askeri mahkeme tarafından dokuz yıl hapis cezasına çaptırıldı. yedi yıl sonra koşullu olarak serbest bırakıldı. Rıfat Ilgaz'la birlikte Gar Yayınları'nı kurdu.1960'ta Dolandırıcılar Şahı ile ilk senaryo denemesini yaptı. Otobüs Yolcuları, Üç Tekerlekli Bisiklet, Karanlıkta Uyuyanlar gibi önemli filmlerin senaryolarını yazdı. 1965'te senaryosunu yazdığı Sokakta Kan Vardı ile yönetmenliği de denedi. Kurgusu, anlatım tekniği ve gerçekçi yaklaşımıyla çağdaş edebiyatta bir aşama olarak nitelendirilen Bir Gün Tek Başına'yı Mavi Karanlık izledi.Yeşilçam Dedikleri Türkiye ve tek Kişilik Ölümle roman uğraşısını sürdürdü. ESERLERİ Bir Gün tek Başına, Mavi Karanlık, Güven 1-2, Tek Kişilik Ölüm

İsmail Cenani Oral

1864 yılında Kafkasya’dan Anadolu'ya göç ederek Çarşamba ovasında yerleştirilen bir aileye mensuptur. Samsun'da Marangozlukla uğraşan Ahmet Neşat Efendi'nin oğludur. 1892 yılında Samsun'da doğdu. İdadi (lise) yi bitirdikten sonra yüksek öğrenim yapmak için İstanbul'a gitti. Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklar nedeniyle öğrenimini tamamlayamadı ve bu arada Ahmet Cevdet Bey'in matbaasında ve İkdam gazetesinde bir süre çalıştı. Daha sonra Samsun'da küçük bir matbaa kurdu. 1919 yılında yayınlamaya başladığı Ahali gazetesiyle yöredeki mütegallibelere ve Pontus Rum çetelerine karşı mücadele etti.Samsun'a gelen Mustafa Kemal Paşa'nin ve 5 inci Kafkas Tümen Komutanı Cemil Cahit Bey'in talimatlarina uygun olarak Kuvay-ı Milliye'yi destekledi. Gazetesini bazı aralar dışında ölümüne kadar çıkarmaya devam etti. 1944 yılında Samsun'da öldü.

Erkin Sezgin

ERKİN SEZGİN
1977 Bafra doğumlu olup. İlk-Orta ve Liseyi Bafra’da bitirdi.Sihirbazlığa küçük yaşlardan beri aşırı dercede merakı vardı. İllüzyon sanatıyla 1996 yılında tanışmış ve Türkiye Sihirbazlar Kralı Mandrakenin yanında 1 yıl kurs gördükten sonra amatör olarak gösteriler yaptı.Profesyonel anlamda gösterilere 2000 yılında başladı. 1985 yılında kurulan Türkiye Sihirbazlar Kralı Mandrakenin başkanlığını yaptığı Türkiye İllüzyonistler derneğine üye oldu,2001 yılında Samsun’da Türkiye’nin üçüncüsü olan illüzyon mağazasını açtı. Samsunda ve Türkiye’nin çeşitli illerinde gösterilere ve yapılan uluslararası illüzyon festivallerinde yer aldı. Sonrasında Amerika’da bulunan IBM İllüzyonistler derneğine seçildi .

Yıldıray ÇINAR

1940 yılında Samsun’da doğmuştur. Babası, halk tarzında güfte yazarı imiş, oğlunun da müzikle uğraşmasını istermiş, en büyük ideali de oğlunun, oturdukları Samsun 19 Mayıs mahallesinin camiinden ezan okumasıymış. Yıldıray ÇINAR, İlkokul 2. sınıfta saz çalmaya başlar, ilk konserini ilkokul bitiminde verir. Daha sonra sanat enstitüsüne başlar. Okuldaki müsamerelerde konserler verir. Bu arada da saz yapmaya başlar okulun marangozhanesinde. İkinci sınıfta ilk sazını yapar. Samsunlu saz yapım ustası Ömer SİNOP'un yanında bir süre çalışır Bu sıralarda her delikanlı gibi aşık olur Yıldıray ÇINAR ve sevdiği bu kız yüzünden Samsun’dan ayrılarak İstanbul’a gelir İstanbul'a geldiği tarih 1957'dir ve ilk işi yaşını büyütmek olur. O yıllarda devre kaybı gidenleri ''ceza olsun'' diye en uzun süreli vatani görev olan bahriye sınıfına vermektedirler. Yıldıray ÇINAR da yaşını büyütünce devre kaybı gider ve askerliğini bahriyeli olarak yapar.Kendini çok sevdirir. Bu sıralarda görev yaptığı Gölcük'te Deniz Fabrikaları Genel Müdürlüğünü Erkut TAÇKIN’ın babası Namık TAÇKIN Paşa yapmaktadır. Namık TAÇKIN Paşa çok sever bu türkücü genci. Zaten bu sıralarda Erkut TAÇKIN'da yeni yeni müziğe merak sarmıştır. Yıldıray ÇINAR'la birlikte müzik çalışmaları yaparlar. Çalıştıkları müzik türleri ayrıdır fakat ikisi kafa kafaya vererek Orduevinde konserler düzenlerler. Namık Paşanın da yardımları çok büyüktür. Bir seferinde, zamanın Demokrat Parti Milletvekili Ethem MENDERES, SEKA Kağıt Fabrikasına ziyarette bulununca, Namık Paşa, burada bir gece tertipleme görevini Yıldıray ÇINAR'a verir. Bu Yıldıray için büyük bir başarı olur. Daha sonra, Başbakan Adnan MENDERES İspanya gezisine çıkar. Geziye çıktığı Giresun ve Gemlik adlı muhriplerden birinde de Yıldıray ÇINAR bulunmaktadır.Bu göreve özel izinle getirilmiştir. Görevi ise, aralarında telsiz-hoparlör bağlantısı bulunan iki muhripteki erlere moral vermektir. Bu gezi sırasında. Başbakan ona ''hiç radyoyu denedin mi'' diye sorar. Denememiştir, fakat askerde bulunduğu üç yıl içinde kendini radyo imtihanlarına hazırlamıştır. Vatani görev biter ve Yıldıray ÇINAR tekrar Samsun'a döner.1959 yılının Mayıs ayında Atatürk’ün Samsun'a çıkışı dolayısıyla Samsun’dan Ankara'ya gönderilir saz çalmak için. Burada. kendi yaptığı sazla kendi bestesini okur.. “Yare Pazen Biçemedim” adlı beste çok tutulur. Samsun'a döner ancak bir iş kurması gerektiğine karar verir. Mandolin.gitar bağlama tamir ve satışı yapan bir dükkan açar, ayrıca saz dersleri de verir. Yıl 1960, İstanbul radyosunda mtihan açılmıştır. Fakat bu imtihan profesyoneller için olduğundan bazı eksiklikleri olduğunu görür.Zaten sınavı da kazanamamıştır. Tekrar dükkanına döner. Profesyonel olabilmek için, 1962 yılına kadar Osman ÖZDENKÇİ’den ders almaya devam eder.1962 yılında Ankara Radyosunda açılan sınavı kazanır. Ankara Radyosunun ve Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından biri olur. Hayalleri gerçek olmuştur. İlk sahneye 1965 yılında Güney Park Gazinosunda çıkar. İlk turnesini de aynı yıl yapar. Radyo programları ve Gazino çalışmalarının yanı sıra 'Aman Dünya Ne Dar İmiş' filmini çevirir. Film çalışmalarına aralıksız devam eder. Radyo programları, yurtdışı turneleri, plak ve film çalışmalarını bir arada 1980-85‘lere kadar devam ettirir. 1985-1990’lardan itibaren yalnızca film çalışmalarına ağırlık verir ve son yıllarda ise hiçbir faaliyet ve çalışma içerinde olmadığı görülür. Bu güne kadar yaklaşık 40‘a yakın film çevirmiştir. 1969 yılında Şirvan ve Sarı Kurdelem Sarı,1970 yılında Cemo, Çarşambayı Sel Aldı, 1971 yılında Elvan ve Allı Turnam, l974-Emrah,1977-Eşref ,1983-Çoban Yıldızı,1986-Suçlu Kim,1989-Tecelli çevirdiği filmlerinin bazılarıdır. İlk TV programına 1968 yılında çıkar. Seyrek de olsa sonraki yıllarda TV programlarına çıkmıştır. Kendi halinde ve sessizlikten hoşlanan bir yapıya sahip olduğundan, genellikle medyada yer almamış,ortalıkta pek görünmemiştir. Tüm sevenlerinden ve hayranlarından uzaklaşmış ve hayallerde bir ünlü Yıldıray ÇINAR olarak yaşamını sürdürmektedir. (22 Eylül 2005 Derleyen: Ahmet ÖREN / ANKARA )

Şadi DİNCAĞ

(1919-1983) Karikatürcü. Bafra İlçesi’nde doğdu.Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde, yükseköğrenimini İstanbul teknik Üniversitesi’nde tamamladı. İlk karikatürü 1938’de Akbaba’da yayınlandı. Daha sonra Şaka, Akbaba, Yıldız, Sinema Magazin, Cumhuriyet, Tef, Dolmuş, Çarşaf ve Çivi’de de çizdi. Yurt içinde ve dışında bir çok sergi ve yarışmaya katılan Dinççağ, 1973’te Yugoslavya’da Sarajevo’da ve 1979’da Üsküp’te özel ödüller; 1974’te yine Yugoslavya Üsküp’te Altın Plaket Birincilik Ödülü’nü kazandı. 1976’da Çarşaf Uluslar arası Karikatür Yarışması’nda da başarı ödülü aldı. Bazı karikatürlerini Karikatürler Albümü’nde topladı.

Orhan GENCEBAY

4 Ağustos 1944 yılında Samsun’da doğan Gencebay, müzik hayatına altı yaşında iken klasik bati müzikçisi Emin Tarakçı Hoca'dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. Bir sene sonra yedi yaşında iken, kemandan sonra bağlama ile tanıştı. 12 yaşına geldiğinde ise diğer enstrümanlarla beraber tamburu da başarılı bir şekilde çalıyordu artık. Konservatuar sınavlarına giren sanatçı, sınavları kazandı ancak fazla devam etmedi ve ayrıldı. Ardından 20 yaşında, Ankara’ya gelerek Ankara Radyosu sınavlarına da girdi ve bu sınavları da kazandı. Fakat bu sınavdan sonra usulsüzlük yapıldı diye radyodan ayrıldı. İki yıl sonra İstanbul Radyosu'nun sınavlarına girdi ve bu sınavları da kazandı. 10 ay TRT'deki görevine devam etti ve kendi isteğiyle ayrıldı. TRT'den ayrıldıktan sonra babasının da işlerinin bozulması üzerine yeniden Samsun'a dönen Gencebay, çalışmalarını bu kez İstanbul Plakçılar Çarşısı’nda yoğunlaştırdı. Söz yazarı, besteci, yorumcu, bağlama sanatçısı olarak zirveye doğru uzanan basamakları bir bir çıkmaya başladı. Başarılı sanatçı henüz şarkıcı olarak tanınmadan önce de bir çok bestesiyle şöhret oldu. "Sevemedim Kara Gözlüm ", "Koca Dünya", "Sabır Taşı" adlı besteleri, besteci Orhan Gencebay'ın tanınmasına yetmişti. Hatta "Sevemedim Kar Gözlüm " adlı bestesi rekor kırdı ve 45 sanatçı tarafından plak yapıldı. Gencebay, ses sanatçısı olarak adını ilk kez "Başa Gelen Çekilirmiş" adlı 45'lik plağı ile duyurdu ve hemen ardından "Derdim Dünyadan Büyük" adlı plağı geldi. 1969 yılında "Bir Teselli Ver"'in satışını katlayarak kırdığı rekor nedeniyle çalıştığı plak şirketi tarafından "Altın Taç" ile ödüllendirildi. 1978 yılında yaptığı "Yarabbim" adlı plağı yurt içinde ve dışında yaptığı satışlarla rekor kırdı. 1971 yılında İstanbul Plak'a ortak oldu ve ilk plaklarının büyük çoğunluğu bu firmadan çıktı. Sanatçı, daha sonra Yaşar Kekeva ile ortak olarak Kervan Plak şirketini kurdu ve kardeşi Burhan Gencebay ile birlikte çalışmalarını burada sürdürmeye başladı. Yaşar Kekeva, Kervan Plak'tan ayrılıp kendi adını verdiği plak şirketini kurunca, Orhan Gencebay çalışmalarını kardeşinin ortaklığıyla Kervan Plak’ta sürdürmeye başladı. 1000’e yakın bestesi bulunan ve 400’ünü kendi sesiyle seslendiren sanatçı, 35 tane Yeşilçam filminde rol aldı. Orhan Gencebay'ın ilk evliliğini yaptığı Azize Gencebay'dan Altan adında bir oğlu dünyaya geldi. Ancak daha sonra Azize Gencebay’dan boşanan sanatçı, 1974 yılından beri Sevim Emre'yle birlikte hayatını sürdürüyor.

Orhan HAKALMAZ

Bayburt kökenli olan Orhan Hakalmaz, 10 Kasım 1964’de Samsun'da doğdu. Müziğe olan ilgisi çok küçük yaşlarda başladı ve 6 yaşında bağlama çalarak sanat hayatına başladı. İlkokulu Samsun'da okuyan sanatçı, sekiz yaşında katıldığı Karadeniz Altınses Yarışmasında birinci oldu. On iki yaşında da İstanbul Radyosu amatör ses sanatçılığını kazandı ve bant yapma izni verildi. Bir çok kez TRT İstanbul Radyosunda "Çocuk Saati" adlı programa katılıp türkü söyleyip, bağlama çaldı. 1977 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı giriş imtihanlarını kazanarak öğrenimine başladı. Konservatuarda Nida Tüfekçi'nin öğrencisiydi. Aynı zamanda TRT İstanbul Radyosunda akitli sanatçı olarak göreve başladı. Yaklaşık iki sene çalıştı. 1988 yılında on bir senelik eğitimini bitirip mezun oldu ve aynı yıl İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak göreve başladı. 1991 yılında İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü THM Alanında yüksek lisans yaptı ve tez olarak "Ege Bölgesi Ağır Zeybeklerin İncelenmesi" adlı çalışmayı sundu. 1994 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Korosunda şef yardımcılığı, daha sonra şeflik yaptı. TRT Radyosunun ve Devlet Konservatuarı'nın T.H.M. konserlerinde solist, korist ve bağlama sanatçısı olarak yer aldı. 2000 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı'ndaki görevinden ayrıldı. Halen albüm ve konser çalışmalarına devam eden sanatçı, sırasıyla Gönlüm , Kara Tren ,Destegül, Sevilir, Türkü Yolu albümlerini çıkardı. Sinan ve Ezgi adında 2 çocuğu bulunmaktadır.

Hikmet KARAGÖZ

(1946- ) Karikatürcü, tiyatro sanatçısı. Vezirköprü İlçesi’nde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da yaptı. 1964’te Ulvi Uraz Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. Daha sonra çeşitli tiyatrolarda çalıştı. 1970’te sokak karikatürcülüğüne başladı. Uzun süre tabelacılık yaptı. Karikatür sergi ve yarışmalarına katıldı. 1979’da İnşaat Mühendisleri Odası’nın “Çevre Sorunları” konulu yarışmasında ikincilik ödülü aldı.

Levent KIRCA

(1948- ) Sinema, tiyatro oyuncusu, yönetmen. Samsun’da doğan Levent Kırca, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. 1964 yılında Ankara Devlet Tiyatrosun’da sahneye çıkmış, Ankara Birlik Sahnesi ve Halk Oyuncuları’nda çalışmıştır. Televizyonda 1970’te ilk defa ‘Nasreddin Hoca Oyun Treni’,’Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?’, ‘Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?’, ‘Sağlık Olsun!’, ‘Ne Olur Ne Olmaz?’ gibi dizilerin yapımcılığını üstlenmiştir. 1978’de ‘Ne Olacak Şimdi?’ adlı filmle Yeşilçam’la tanıştı. Ardından ‘Altınşehir’ ve ‘Mavi Muammer’ adlı filmlerde oynadı. Kendi adına ‘Hodri Meydan Topluluğu’nu kurdu. Burada eşi Oya Başar ile ‘Güzel ve Çirkin’ ve ‘Sefiller’ adlı oyunları sergiledi. ‘Üç Baba Hasan’, ‘Kadıncıklar’ adlı oyunları ile büyük ilgi topladı. Televizyonda ise 17 yıldır ‘Olacak O Kadar’ adlı programı sergiledi... Sinemada ilk yönetmenlik denemesini ise ‘Son’ adlı filmle gerçekleştirdi. Halen özel bir televizyon kanalında ‘Olacak O Kadar’ isimli programı ve bazı dizilerde oyunculuğa devam etmektedir. Eşi Oya Başar’la kurdukları Oya Başar-Levent Kırca Tiyatrosu’nda oyunlarını sürdürmektedir.

Bedri KORAMAN

(1928- ) Karikatürcü. Bafra İlçesi’nde doğdu. İlköğrenimini Bafra’da yaptı. Bir süre İstanbul’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne devam etti. Aynı yıl dergi ressamlığı ve karikatürcülüğe başladı. Hafta, Tef, vatan, Taş, Dolmuş, 41 Buçuk dergi ve gazetelerinde karikatürleri yayınlandı. 1951’de Deve adlı bir dergi çıkardı. Uzun yıllar Milliyet gazetesinde siyasal karikatürler çizdi. Daha sonra Güneş gazetesinde çalışmaya başladı. Yurt içinde ve dışında çeşitli sergi ve yarışmalara katıldı. İtalya Marostica, Yugoslavya Üsküp’te ve Sarajevo’da özel ödüller kazandı. Spor yazarları Derneği’nin Spor karikatürleri Yarışması’nda birincilik ve ikincilik ödülleri aldı.

Yavuz NUFEL

1960 Samsun/Havza doğumlu olan YâNû, 20 yıldır Hollanda’da yaşıyor… Lise yıllarında Gırgır Dergisi’nde yayımlanan esprileri ve fıkraları ile yazı hayatına atılan Yavuz Nufel, Hollanda'da yazıp yönettiği “Dayılar” isimli komedi (kabare) filmini 1986 yılında çekti… Beş yıl boyunca radyolarda çeşitli programlar ve reklam söz yazarlığı yapan edebiyatçımız, dört kurucusundan biri olduğu Ekin Dergisi’nde, beş yıl Genel Yayın Yönetmenliği ve köşe yazarlığı yapmasının yanında, aynı dergide mizah ve magazin sayfaları da hazırladı... Üç yıl, Türkiye Gazetesi ve TGRT Televizyonu’nun “Hollanda Haber Sorumlusu” olarak çalıştı ve iki yıl da haftalık Sesver Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı… Gala TV üzerinden yayın yapan TV Avrupa’da, “Mavinin Destanı” adlı şiir, söyleşi, kültür ve sanat programıyla; Hollanda’daki Türkleri 13 hafta boyunca haftada bir saat –sivri dilli bir mizahî bakış açısı kurgulayarak- ekranlara taşıdı... -2005 yılında Kanal Avrupa’da 13 bölüm halinde 40 yıl, 40 insan, 40 öykü adlı kitapta yer alan öyküleri şiirsel bir dille ekranlara taşıdı. 2001 yılından itibaren Hollanda’da yayın yapan Demet TV’de, “Haftanın Yorumu” adlı bir program hazırlayıp sunmaktadır… “Yatsıda Sönmeyen Mum Işığında” (?) ve “Şiirmatik” (?) adlı şiir kitaplarını; 2005 yılında da “40 Yıl 40 İnsan 40 Öykü” adlı belgesel araştırmayı yayımladı… Yavuz Nufel, Hollanda Göçmen Yaşlılar Sendikası (NISBO) ’nın Türkiye'de satılan aylık Dönüşüm Dergisi’nde makaleler yazdı. İnternet üzerinden de dinlenebilen Radyo Deniz’de -her pazartesi akşamı- “Yavuz Nufel ile Şiirmatik” adlı şiir ve söyleşi programını hazırlayıp sunmaktadır… Kısa adı KIBATEK olan Kıbrıs Balkanlar Avrasya Edebiyatlar Kurumu 2005 yılı Edebiyat Ödülü’nün sahibi olan Y. Nufel, Samsun Haber, İlk Kıvılcım ve İntertürk gibi geniş okuyucu yeplazesi olan WEb sitelerinde de düzenli olarak makale yazarlığını sürdürmeketedir. -2006 yılında Kanal Avrupa için Avrupa'da ve Türkiye'de çok ses getirecek ve adından çok söz ettirecek bir proğram hazırlığı içresinde...

Raif YAZICI

Raif Yazıcı Samsun'un Ladik ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu Ladik'te, liseyi Erzincan Askeri Lisesi'nde tamamladı. 1961 yılında Kara Harb Okulu'ndan İstihkam Subayı olarak mezun oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Türkiye'nin çeşitli yörelerinde uzun yıllar görev yapan Raif Yazıcı, 1993 yılında Albay rütbesiyle emekli oldu. Resim yapmaya daha çocukluk yaşlarında ilgi duymaya başlayan Raif Yazıcı, Ladik'deki Akpınar Köy Enstitüsü'nde, Kara Harb Okulu'nda ve emekli olduktan sonra İzmir'de atölye çalışmalarında bulundu. Birçok resim yarışmasına katılan ve ödül kazanan sanatçının eserleri çeşitli sanat kataloglarında yayımlandı. TRT-INT ve SkyTV televizyonlarında resim sanatı ile ilgili söyleşilere katılan Raif Yazıcı, çalışmalarına İzmir, Narlıdere'deki atölyesinde devam etmektedir. Sanatçı, Hareketli Deniz isimli eseriyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Türkiye genelinde açtığı resim yarışmasında 630 resim arasında ilk elliye girmeyi başarmıştır. Bu resim Deniz Kuvvetleri'nin resim kataloğunda da yayımlanmıştır. Raif Yazıcı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 2005 yılında düzenlediği 85. Yıl Milli Egemenlik Yağlıboya Resim Yarışması'na iki eseriyle katılmış ve Çanakkalem isimli tablosuyla Jüri Özel Ödülü'ne layık görülmüştür. Yarışmaya katıldığı Devrimler isimli diğer tablosu ise sergilenmeğe değer bulunmuştur. Ödüller 2005 "Çanakkalem" adlı eseri T.B.M.M. tarafından "Jüri Özel Ödülü"ne layık görüldü. 2005 "Devrimler" adlı eseri T.B.M.M. tarafından sergilenmeye değer bulundu. 2005 "Deniz" adlı eseri Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın düzenlediği yarışmada sergilenmeye değer bulundu. 2004 "Narlıdere Balıkçı Barınağı" adlı eseri Yeni Asır Gazetesi'nce sergilenmeye değer bulundu. 2004 "Hareketli Deniz" adlı eseri Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın düzenlediği yarışmada sergilenmeye değer bulundu. 2004, 2002 İki eseri, Genelkurmay Başkanlığı'nın her yıl düzenlediği Yaşayan Askeri Ressamlar etkinliğinde Harbiye Müzesi'nde sergilenmeye değer görüldü. Kişisel Sergiler 2005 Ege Üniversitesi, Atatürk Kültür Merkezi, Ege Sanat Fuarı, Konak, İzmir 2005 İş Bankası Sanat Galerisi, Konak, İzmir 2004 Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi, İzmir 2003 Balçova Termal Tesisleri, İzmir 2002 RD Art Galeri, Ankara 2001 Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi, İzmir 2000 Pine Bay, Kuşadası 2000 Narlıdere Belediye Sanat Merkezi, İzmir Karma Sergiler 2005 T.B.M.M. 85. Yıl Milli Egemenlik Karma Sergisi, Ankara 2004 Yeni Asır Gazetesi 100. Yıl Karma Sergisi, Resim ve Heykel Müzesi, İzmir 2004 Yaşayan Askeri Ressamlar Karma Sergisi, Harbiye, İstanbul 2004 Ege Üniversitesi, Sokak Çocukları Çalışma Grubu Karma Sergisi, Balçova, İzmir 2003 Türkiye, Azerbeycan ve İran Sanatçıları Karma Sergisi, Balçova, İzmir 2003 İZFAŞ Sanat Galerisi, Fuar, İzmir 2002 Yaşayan Askeri Ressamlar Karma Sergisi, Harbiye, İstanbul 2001 Deniz Müzesi, Beşiktaş, İstanbul 2001 İl Kültür Merkezi, Aydın / Denizli 2000 İl Kültür Merkezi, Balıkesir 2000 Amerikan Kültür Merkezi, İzmir 2000 E Sanatevi, Balçova, İzmir

Neyzen TEVFİK

24 Mart 1879’da Bodrum’da doğan Neyzen Tevfik’in asıl adı Tevfik Kolaylı’dır. Babasının memleketi Bafra'nın Kolay nahiyesi olduğu için soyadı kanunuyla "Kolaylı" soyadını almış. Babası Rüştiye Mektebi muallimi Hasan Fehmi Bey, Annesi Emine Hanım’dır. Kendine özgü yergileri ve yaşam biçimiyle adını duyuran Neyzen Tevfik, babasının görevli bulunduğu Urla kasabasında, usta bir neyzen olan Berber Kâzım'la tanıştı ve ondan ney dersleri almaya başladı. Aynı günlerde de, ilk sar'a nöbetini geçirdi. Bu arada okulu bırakan Neyzan Tevfik’i babası yatılı olarak “İzmir İdadisi”ne yazdırdı. Ancak sar’a nöbetlerinin yeniden başlaması üzerine okulu tamamen bıraktı. Ney’e duyduğu derin sevgiyle İzmir Mevlevihanesi’ne girdi. Neyzen Tevfik, burada Tokadizade Şekip, Tevfik Nevzat, Ruhi Baba, ve Şair Eşref gibi pek çok ünlü isimle ile tanıştı ve onlardan Türkçe'nin yanı sıra Arapça ve Farsça dersleri aldı. Şair Eşref, yalnızca dostu ve hocası olarak kalmayarak ona hicvin kapılarını da açtı. İlk şiiri bu günlerde, 13 Mart 1898'de “Muktebes” dergisinde yayımlandı. 1898 yılında, babası medrese öğrenimi için Neyzen’i İstanbul'a gönderdi ve Fethiye Medresesi'ne yerleştirdi. Ama Neyzen Tevfik, zamanını daha çok Galata ve Yenikapı Mevlevihanelerinde geçirdi. Bu arada Mehmet Akif Ersoy'la tanıştı ve Mehmet Akif, dönemin seçkin müzisyen ve edebiyatçıları ile tanışmasını sağladı. 1901 yılında, medrese giyimi olan cüppe ve şalvar yerine Akif'in verdiği setre pantolonu giymesi, akşamları medrese dışında kalması ileri-geri konuşmalara yol açınca, Fethiye Medresesi'nden ayrıldı. Önce Fatih'teki Şekerci Hanı'na, sonra da Çukurçeşme'deki Ali Bey Hanı'na yerleşti. Bu arada babasını tanıyan ve daha sonra Şeyhülislam da olan Musa Kazım Efendi onu kendi derslerine kabul etti. Onun sayesinde Neyzen Tevfik, Ahmet Mithat Efendi, Muallim Naci, Şair Şeyh Vasfi gibi edebiyatçılarla tanıştı. Mehmet Akif'le dostluğu süren Neyzen, Mehmet Akif'e ney öğretti; Mehmet Akif de Neyzen'e Arapça, Farsça ve Fransızca öğretti. Dost çevresi içinde artık İbnülemin Mahmut Kemal, Tevfik Fikret, Uşakizade Halit Ziya, Ahmet Rasim, Tanburi Cemil, Hacı Arif Bey, Yunus Nadi de vardı. 1900 yılında, gramofon ticaretini ilk yapanlardan Gülistan Plâk Mağazası sahibi Hâfız Âşir Bey'le bir plâk doldurma girişimi oldu. Neyzen aşırı içkili olduğu için güçlükle doldurulan plâklar yine de basılıp piyasaya verildi. 1949'da yayımlanan Azâb-ı Mukaddes'e yazdığı önsözde belirttiğine göre, "yüze yakın plâk" doldurmuştur. Öte yandan istibdata karşı olan gençlerle Sirkecideki İstasyon Gazinosu ve Güneş Kıraathanesi'nde bir araya gelir; yurt sorunlarına ilişkin ve istibdat karşıtı konuşmalar yaparlardı. Güneş Kıraathanesi'ne gelip gidenlerden Ziya Şakir, bir gün, sözü Eşref'ten açıp Jön Türk hareketinin önderlerinden Ahmet Rıza'ya getirerek Neyzen Tevfik'i konuşturdu ve tüm düşüncelerini öğrendi, ardından da ihbar etti. Gözaltına alınan Neyzen, sıkıntı dolu bir sorgulamadan geçirildi. Bu arada, daha önce tam otuz beş kez jurnal edilmiş olduğunu öğrendi. On beş gün sonra da serbest bırakıldı. Serbest kaldıktan sonra kendisini Beyoğlu meyhanelerine attı. Bu esnada Sütlüce Bektaşi Tekkesi'ne devam ederek Şeyh Mümin Baba'dan nasip aldı. Siyasi baskının artmasından sonra yurt dışına gitmeye karar verdi ve 1902 yılında Mısır'a gitti. Neyzen Tevfik'in Mısır'da geçen yıllarına ilişkin olarak gerçekle gerçek olmayanı birbirinden ayırmak neredeyse imkansız. Ama geçimini neyi ile sağladığını ve hicvetmeye devam ettiği biliniyor. Mısır’da bir arkadaşı ile Neyzenler Kahvehanesi açıp işletti. Özbekiye Saz Bahçesi'nde çalarken plâk da doldurdu. Jön Türklerle ilişkili, bir dost toplantısında sarhoşlukla tabancasını ateşlediği ve duruşmada yargıca "haksızlık yapıyorsunuz" dediği için altı ay hapse mahkûm edildi. Ancak yaptığı itiraz kabul edildiği için bir buçuk ay yattıktan sonra özgürlüğüne kavuştu. Bu arada Feride adlı Lübnanlı bir kadınla iki ay birlikte yaşadı. II. Abdülhamit için yazdığı "Abdülhamid'in Ağzından Bir Nutk-ı Hümâyun" adlı hicvini İstanbul Kıraathanesi'nde okuyunca tutuklanmak istendi fakat çevrenin işe karışması ile kurtuldu. "Türk Aydınlarının Mısır Hidivi Hakkındaki Düşünceleridir" başlığı ile gazetelerde yayımlanan yazı nedeniyle hakkında tutuklama kararı verildi. Kurtulmak için de "Kaygusuz Sultan" adlı bektaşi tekkesine sığındı. II. Meşrutiyet'in ilânıyla Mısır'dan ayrıldı ve İzmir'e döndü. Daha sonra da İstanbul’a geçti. Çemberlitaş'ta bir han odasına yerleşen Neyzen Tevfik, seyretmek için gittiği ve Ferah Tiyatrosu'nda sergilenen "Sabah-ı Hürriyet" adlı oyunun İttihat ve Terakki'ce yasaklanması üzerine yaptığı konuşma yüzünden tutuklandı. Ardından kısa bir süre sonra da serbest bırakıldı. Neyzen Tevfik 1910 yılında "sarıklı bir zâtın kızı olan Cemile hanımla", kardeşinin ve babasının karşı çıkmasına karşın, annesinin ısrarı ile evlendi ve bir kızı oldu. Ancak yürümeyen evliliği, kızı Leman henüz üç aylıkken kayınbabasının eşini alıp götürmesiyle son buldu. I. Dünya Savaşı yıllarında, Askeri Müze'nin kurucusu Muhtar Paşa'nın emrinde ve Mehterbaşı olarak askerlik yaptı. Düzenle başı hoş olmayan Neyzen Tevfik, herhangi bir meseleden dolayı Muhtar Paşa ile kavga etti ve askerden çıkarıldı. Daha sonra, dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın yalısında Mehter takımının verdiği konseri izleyen Almanya'nın Romanya'daki Kuvvet komutanının ilgisini çekti. Bazı kaynaklarda da onun çağrılısı olarak Romanya'ya gittiği yazılır. Romanya'da piyano eşliğinde konser verdi. 1919 yılında, ilk kitabı “Hiç”i yayınlandı. 1923 yılında Ankara'ya gitti ve kardeşi Şefik Kolaylı'nın yanında 4-5 ay kaldı. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı ve Mustafa Kemal'i yücelten şiirler yazdı bu sırada. 1924 yılında, arkadaşı Hasan Sâit Çelebi'nin de yardımları ile yazdıklarını “Azâb-ı Mukaddes” adı altında forma forma yayımlamaya kalkıştı ancak girişim başarılı olmadı ve iki formadan sonra noktalandı. 1926 yılında Atatürk'le tanışan Neyzen Tevfik, 1927 yılında sa'ra nöbetleri ve alkol yüzünden artık sık sık gideceği Toptaşı Tımarhanesi ve Zeynep Kâmil Hastanesi'nde tedavi görmeye başladı. 1928 yılında, ski dostu Mehmet Akif'i görmek için tekrar Mısır'a gitti ve bir yıla yakın bir süre yanında kaldı. 1930’lu yıllarda, ekonomik destek olsun diye, Vali ve Belediye Reisi Muhiddin Üstündağ'ın girişimi ile Konservatuvar'da görevlendirildi. 1940’lı yıllarda doktoru olduğu kadar dostları da olan Mazhar Osman ve Rahmi Duman'ın aracılığı ve Valiliğin oluru ile Bakırköy Akıl Hastahanesi'nin 21 nolu koğuşu ona ayrıldı. İstediği zaman gelir, yatar, dinlenir ve çıkar giderdi. Rahmi Duman, Neyzen Tevfik'le ilgili şunları yazmış; "Onu yakinen tanımak mazhariyetine 1932’de erdim. O tarihte genç bir asistan olarak Bakırköy Akıl Hastahanesi'ndeki 18 numaralı serviste (ehline) açmış olduğu şiir ve felsefe kürsüsünün hevesli ve usanmak, yılmak bilmeyen bir talebesi olmuştum." 9 Mart 1946'da, basın yararına düzenlenen bir konserde ney çaldı ve yaptığı taksimlerle izleyicileri büyüledi. 1949 yılında, dostlarından İhsan Ada, Neyzen Tevfik'in eserlerini, onun gözetimi altında, “Azâb-ı Mukaddes” adı ile kitaplaştırdı. 1951 yılında “Onu Affettim” adlı bir filmde önemli bir rolde gözüken Neyzen Tevfik, “Ağlayan Şarkı” adlı bir başka filmde ise, Suzan Yakar'la oynadı. 1952 yılında, arkadaşlarının ısrarı ile Şehir Komedi Tiyatrosu'nda jübilesini yaptı. 1930'larda İstanbul Belediye'sinin bağladığı yardım aylığını saymazsak Neyzen'in düzenli bir geliri hiç olmadı. Neyzen Tevfik'in söylenceleşen yaşamı 28 Ocak 1953'de son buldu. Cenaze namazı Beşiktaş'ta Sinan Paşa Camii'nde kılındı. Caminin avlusundan taşan kalabalık; ana caddeleri, kahveleri, yolun karşısında ki Barbaros Bulvarını doldurdu. Memurların, profesörlerin, ileri gelenlerin yanı sıra kılıklarına çeki düzen vermeye çalışmış sarhoşlar, sokak serserileri ve bin bir çeşit insan bir arada uğurladılar Neyzen'i bilinmeyene. Kim bilir belki de hiçlikten hepliğe… Ne hayatı, ne dünyayı, ne de kendisini "hiç" kavramıyla ifade etmek değildi onun yaptığı. O, karşıtlıkların birbirini var ettiği algılayışımızda, var oluş derinliğinin sarhoşluğu içinde arayışını sürdürürken “Hiç” olanı fark etmişti. Para-pul, mal-mülk, şan-şöhret elinin tersiyle ittiği şeylerdendi. Adaletsizliğe, çıkarcılığa, kör inançlara, baskıya, otoriteye, din istismarına sert ve etkili bir üslupla hicivlerinde ve hayatında baş kaldırdı. Boynunda eski yazıyla “Hiç” yazardı.

Ferhan ŞENSOY

26 Şubat 1951 tarihinde Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğdu.Yazar, tiyatro oyuncusu ve yönetmeni.1972'de gittiği Fransa'da Sahne Sanatları Yüksekokulunu bitirdikten sonra Magic Circus'da yönetmen yardımcılığı görevini üstlendi. 1975'te Türkiye'ye döndü ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner gibi topluluklarda çalıştı. Bilimum Haneler(1975), idi Amin-Avanta Lavanta (1976), Dur konuşma sus söyleme(1977), Bizim Sınıf (1977) gibi oyunları Devekusu Kabare, Ali Poyrazoğlu, Tuncay Özinel tiyatrolarında sahnelendi. Şensoy bu dönemde televizyonlardaki skeçleriyle de geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. 1978-79'da Ayfer Feray Topluluğuyla turnelere çıktıktan sonra 1980'de Yapı Endüstrisi Merkezinde Ortaoyuncular topluluğunu kurdu. O yılın sonunda küçük sahneye geçen topluluğuyla, bes yıl süreyle oynanan Şahları da vururlar, Kahraman bakkal süpermarkete karsı, Kiralık oyun, Anna'nın yedi ana günahı, içinden tramvay geçen sarkı, Ferhangi şeyler, istanbul'u satıyorum, Kiralık Padişah gibi kendi yazdığı oyunları sahneledi ve oynadı. Şubat 1987'de Muzır müzikal oyunu, Egemen Gösteri Merkezinde (eskiden şan tiyatrosu'ydu) çıkan kuşkulu bir yangın sonucunda yapı kullanılmaz hale geldi. Keşanlı Ali Destanı'nı sahneledi. Bu arada Kel Hasan'dan , İsmail Dümbüllü'ye, ondan da Münir Özkul'a geçen simgesel kavuğu Özkul, Şensoy'a devretti. Şensoy eski ses tiyatrosunu düzenleyerek, Ses 1885 adıyla yeniden gösterilere açtı.Şensoy yazdığı ve sahnelediği sıradışı oyunlarda daha çok dil inceliklerine dayanan mizah öğelerini kullanarak güncel konulara eleştiriler getirmiştir. Geleneksel türk tiyatrosundan epik tiyatroya kadar çeşitli usluplardan izler tasıyan bu çalışmalarıyla 20. yüzyıl sonlarında Türk tiyatrosunda kendine özgü bir yer edinmiştir.

Ahu TÜRKPENÇE

Ahu Türkpençe 02-01-1977 tarihinde Samsunda doğdu . Tiyatroya büyük bir haz duyan fakat 18 yaşına kadar tiyatro ile hiç uğraşmayan Ahu , bu yaşından sonra çok yakın bir arkadaşının yardımı ile Müjdat Gezen Sanat Merkezinin elemelerine girdi ve kazandı . Msmye girdikten sonra Yıldız Teknik Üniversitesindeki gördüğü Fizik eğitimini dondurdu . Msmye girdiği ilk sene dışarıda çalışılmasına izin verilmiyordu . Diğer senelerede Ahu 7 Numara ve Azad gibi dizilerde oynadı . En son Bir İstanbul Masalında oynayan Ahu , bu dizi ile birlikte herkes tarafından tanınan ünlü bir kişiliğin sahibi oldu . İlk sinema filmi olan Neredesin Firuze ilede seyircilerin beğenisini topladı . Oyunculuğunun yanı sıra sevecenliği ve sempatikliği ilede onu daha uzun yıllar Dizilerde ve Tiyatrolarda keyifle izleyeceğiz . Eğitim · 1997-2001 Müjdat Gezen Konservatuarı İstanbul TİYATRO · 1995- 2004 Yıldız T.Üniversitesi İstanbul FİZİK · 1996-1997 Pera Güzel Sanatlar İstanbul Yabancı Dil İngilizce ( iyi ) Mesleki Deneyimler SAHNE 2001-2002 “Antigone” MSM Sahnesi İstanbul ( Ismene ) 2001-2002 “Yam Yom Yum” Tiyatro Fora İstanbul ( Tavşan – Uzaylı – Yum ) 2000-2001 “Vişne Bahçesi” MSM Sahnesi İstanbul ( Dunyaşa ) 1999-2000 “Fil Hamdi” YSM İstanbul ( Savcı – Çingene – Polis – Dansçı ) 1998- 1999 “Dur Bakali N’olcak” YSM İstanbul ( Çingene – Dansçı ) 1998-1999 “Hababam Sınıfı” YSM İstanbul ( Öğrenci ) 1997-1998 “ Tek Kişilik Pantomim Gösterisi” Pera Sahnesi İstanbul ( Dişçi–Hasta–Boyacı–Sekreter-Müşteri ) FİLM 2004 “Neredesin Firuze” Yönt: Ezel Akay TV 2003-2004 Bir İstanbul Masalı ATV 2003 Rengini Seç( canlı yayın çocuk programı) TRT 1 2002-2003 Azad (dizi) Kanal D 2001-2002 Haydi (canlı yayın çocuk programı) TRT 1 2001-2002 7 Numara (dizi) TRT 1 1999-2000 Gurbetçiler (dizi) SHOW 1999-2000 Bize Ne Oldu (dizi) TGTR 1998-1999 Güzel günler (dizi) STAR

BÜLENT NURHAN

20.7.1977 yılında Samsun!da dünyaya geldi ,.2003 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu.Türk Musıkisi ile tanışması aile büyüklerimin bu müziğe olan sevgisinden esinlenerek başlamıştır.1999 yılında girdiği Samsun Büyük Şehir Belediyesi Konservatuarı TSM Bölümünü 2003 yılında iyi derece ile bitirdi.1999 yılında başladığı beste ve güfte çalışmalarında kısa sürede büyük yol kat etti,şu ana kadar TSM sözlü eser formunda 100 ü aşkın besteye imza attı.Türk Musıkimizin usta bestecisi Cavit Ersoy hocadan ders aldı,yine 1999 yılından bu yana profosyonel olarak ud çalmaktadır.. 2003 yılından itibaren MESAM(Musıki Eseri Sahipleri Mesleki Birliği) ın üyesi ve yine 2004 yılında kurulan SASAD(Samsunlu Sanatcılar Derneği) ın kurucu üyesidir.
Bir süredir SASAD Türk Müziği Konservatuarında öğretim üyesi ve icra heyeti ud sanatcılığı yapmaktadır..
ESERLERİNDEN BAZILARI:
1- Bir Gören Yok mu
2-Bir Vefasız Yar
3-Bizim Köy
4-Canım Samsun!um
5-Bir Gece Rüyama
6-Güneşin Batışı
7-Hasret Neymiş
8-Kapattım Gönlümü
9-Muhayyer Kürdi

CEMAL DÖNMEZ

1960 Bafra doğumlu. İlk okul yaşından beri Samsunda yaşamaktadır.1987 yılında Samsun Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümüne öğrenci olarak başlamıştır. Öğrenciliği süresince “Reis Bey” ,”Nalınlar”, “Türklerin Dili”, “Vatan kurtaran Şaban”, “Karaların Memetleri”, “Ellerimin arasındaki hayat” oyunlarında oyuncu, yönetmen yardımcılığı ve teknik görevler aldı.
1992 yılında konservatuardan mezun olduktan sonra öğretim görevlisi olarak Türk tiyatro tarihi derslerine girdi.1996 yılında Gazi Belediyesi tiyatro topluluğunu kurdu. Bölüm başkanı ve öğretim görevlisi olarak devam etti.1997 yılında TOBAV’ın düzenlediği 13. Denizli uluslar arası amatör tiyatrolar festivaline katılıp, festival çerçevesinde yapılan iki günlük amatör tiyatro kurultayında amatör tiyatro birliği Karadeniz bölge sorumlusu seçildi ve uzun yıllar Karadeniz bölgesindeki amatör tiyatroların örgütlenmesi ve kalkınmalarına çalıştı.
1996 yılında Samsun da tiyatro tarihçesini araştırıp 35 yıl önce üç yerleşik sahnesi olan Samsunumuzun o anki sahnesiz durumundan kurtarıp kamuoyu oluşturmaya yönelik 19.10.1996 günü “1960 LARDAN GÜNÜMÜZE TİYATRO” konulu FOTOĞRAF, KOSTÜM, AKSESUAR sergisi açmış ve 1960 lardan günümüze kadar tiyatroya emek vermiş tiyatro emekçilerine plaket verdirerek onurlandırmıştır.
Bölüm başkanlığı döneminde sırasıyla “cin oyunu”, “evin kadınları”, “hayvanlar okulu”, “yaşasın kavuniçi”, “kuş”, “sessiz kalemlerin öyküsü”, “hadi öldürsene canikom”,”sevimli palyaçolar”,”düdüklüde kıymalı bamya”, “hüzün mahallesi otobüsü”, “akide şekeri”, “hamlet efendi”, “ibiş yeni evinde” ve “boyacı” oyunlarını Samsun Sevircisiyle buluşturup aynı zamanda turnelere gitmesine öncülük etmiştir.
Sanatçı aynı zamanda sosyal hizmetler il müdürlüğüne bağlı toplum merkezi, çocuk esirgeme kurumu, yaşar doğu yetiştirme yurdu yanı sıra eğitim gönüllüleri vakfı ve muhtelif ilköğretim okullarında tiyatro ve yaratıcı drama kurslarında gönüllü öğretmenlik yapmıştır.
Sanatçı 1998 yılında geleneksel tiyatromuzdan Karagöz gölge oyunu üzerine kendi imkanları ile araştırma yaparak amatörce gösteriler yapmış 2000 yılında Karagöz sanatını geliştirerek profesyonelliğe adım atmıştır.
2004 yılında UNİMA (milletler arası kukla ve gölge oyunları birliği) Türkiye milli merkezi üyesi olmayı hak etmiştir.
Karagöz tasvirlerin ide kendisi yapan sanatçı günümüzde tek UNİMA üyesi Karagöz sanatçısı olan hayali Cemal DÖNMEZ okul sezonlarında Samsun ilköğretim okulları yanı sıra Karadeniz bölgesinde turneler yapmaktadır..
Sanatçı Karagöz gölge oyunu yanı sıra kukla tiyatrosunun da altyapı çalışmalarını yapmaktadır.

ŞAHİN ÇANGAL

1947 Samsun doğumlu olup 19 Mayıs Lisesi 1967-1968 mezunu olup Samsun Halk Eğitim Merkezi Muziki Cemiyeti ve Samsun Büyükşehir Belediye konservatuarında korist olarak emeği geçenlerdendir. TRT!ce yayınlanır kararı alınmış şiirleri sanatçılar tarafından bestelenmiş ve TRT Repertuarına girmiştir. Beste yarışmalarında da ödülleri vardır, en son Kültür Bakanlığı ve Bursa Belediye Konservatuarı şefi Erdinç Çelikkol adına düzenlenen TSM Beste Yarışmasında GEL adlı bestesiyle ve Adana!da yapılan Türkiye genelini kapsayan yarışmada da sözü ve bestesi kendine ait olan AŞK DİLENCİSİ şarkısıyla mansiyon kazanmıştır.1991 yılında da SSK Türk Sanat Müziği Korosunu kurup yönetmiştir. Ulusal Atletizm Milli Hakemi ve Ondokuz Mayıs Fakültesi Masör aşarı Belgesi de olan Çangal MESAM üyesidir. Halen çok yönlü Kültür-Sanat ve Hakemlik faaliyetlerini özel ders verdiği arkadaşları ile birlikte sürdürmektedir
ESERLERİNDEN BAZILARI

1- Sönmez Gönlümdeki Sevdanın Yangını
2-Sevgimi Anlatmak İsterim Sana
3-Yeter Artık
4-Ya Sen Neysin Be Ey Tomurcuk
5-Torunum
6-Gönlümü Gözlerinle Kalbimi Sözlerinle
7-Ömrümün Baharında
8-Elimde Mektubun Neler Yazmışın
9-Unutulmaz Aşkım Var
10-Bir Hüzünlü Aşk Sırasıdır,Sarardı Son Yaprak(SONBAHAR)
11-Şu Samsun!un Güzel kızı

Cavit ERSOY

15 Mart 1943 tarihinde Samsun!da doğdu.Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu olup ,Musıki çalışmalarına 1959-1960 yıllarında lise öğrencisi iken başlamış ve kendi kendine yürüttüğü çalışmalarının yanında merhum Mustafa BESEN !den ud, nazariye,uslup ve teganni dersleri aldı.
Aruz ölçeğinin Türk Müziği bestelerine uygulanması konuları hakkında kapsamlı çalışmalar yaptı ,1969 yılında Samsun Musıkı Cemiyeti kurucuları arasında yer almış,cemiyette yönetim kurulu üyeliği,icra heyeti üyeliği,hocalık,şef yardımcılığı ve bir dönemde Şef olarak görev üslenmiştir.
Samsun Belediye Konservatuarı!nın kuruluşundan(1979) kısa süre sonra Türk Sanat Musıkisi İcra Heyeti Şefliğine getirilerek bu Konservatuarda günümüze kadar Uslup,Teganni,Nazariyat ve Solfej dersleri ,1982 yılında kurulan 19 Mayıs Üniversitesi TSM KOROSU nun Şefliğini üslenerek sahne ve TV konserleri verdi,
Beste çalışmalarına 1972 yılında sözleri Tamer Çağlayan!a ait olan ve TRT repertuarına giren ilk eseri Hicaz-Diyek (önce kor birkaç adım)isimli şarkı ile başlamıştır.Bugün 35 şarkı ve fantezisi TRT repertuarındadır.
TSM Çocuk arkıları ile TRT ve Devlet Başkanlığı yarışmalarında 3 mansiyon ödülü vardır.Ayrıca 2003 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Konservatuarı TSM Şarkı yarışmasında mansiyon ödülü almış,2004 yılı TRT Alaturka Beste yarışmasında 1 şarkısı finale kalmış,Kültür Turizm Bakanlığının 2005 yılında açtığı ( Az Kullanılan Makam Ve Usullerde Beste Yarışması)ında 4 eseri ödül kazanmıştır
1990 yılında Kültür Bakanlığı Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosuna Şef Yardımcısı ve Koro Müdürü olarak başlamış olup halen Şef Yardımcılıgı görevini sürdürmektedir,
ESERLERİNDEN BAZILARI
1-Samsun Güzellemesi
2-Saf Duygularım Belki Hayal Beklide Düştü
3-Gittin Döneceksin diye Hep Yollara Baktım
4-Yaşanmamış Günlerin Uykusuz Gecelerin
5-Gülüşün Gül Gibi Açar İçimde
6-Yüzüme Bakıpta Veda Ederken
7-Ayrılık Vakti Diyorsun Bugün
8-Yine Sinemden Uçurdum O Melek Yüzlü Kuşu
9-Doruklardan İnmiyorsun
10-Her Damlası Gözyaşlarımın Sel Olacaktır

TURAN TAŞAN

13 Ağustos 1948 tarihinde Samsun’da dünyaya geldi.İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Muhasebe Bölümü mezunudur,çalışma hayatına Türkiye İş Bankası A.Ş. başladı. 1995 yılında “Sanatçı Borçlanması Kanunu” kapsamında kendi isteği ile emekli oldu. Halen; 1987 yılında 52 Numara ile üyesi bulunduğu MESAM’da (Türkiye Mûsıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği)Yönetim Kurulu Üyesidir.
İlk bestesi 18 yaşında iken; 1966 yılında plağa okundu. Bugüne kadar geçen 40 yılda, 33 bestesi 99 defa, başka besteciler tarafından bestelenmiş şiirlerinden 6 tanesi ise 15 defa plak,kaset ve CD’lerde yer almıştır. (Toplam 114 kaset,plak ve CD). TRT Repertuarında 48 bestesi vardır. (Beş tanesi Hafif Türk Sanat Müziği Repertuarı - Bant Denetimli -)1984 – 1999 yılları arasında, söz yazarı vebesteci olarak: “Kalp Kalbe Karşı Derler”,“Aynı Çatı Altında”, “Biraz Geç Kalmadın mı”, “Üzüldüğün Şeye Bak”, “Öptüm Yanaklarından”, “Sarsam Diyorum”, “Oldu mu ya” , “Gözlerin Kaldı” isimli şarkılarıyla “Milliyet Gazetesi Yılın En Sevilen 10 Şarkısı” Anketlerinde 10 defa ödüllendirilmiştir.Ayrıca, 1987 yılında “Aynı Çatı Altında” isimli bestesi ile “Hürriyet Gazetesi” nden“ALTIN KELEBEK” ödülü, 1990 yılında ise “TRT” nin açmış olduğu Türk Sanat Müziği Beste Yarışmasında “Sarsam Diyorum” isimli bestesi ile “MANSİYON” kazanmıştır. (Bu yarışmada, Birincilik, İkincilik ve Üçüncülük ödülleri verilmemiştir.) TRT - ALATURKA 2004 Beste Yarışmasına Davetli olarak katılmış ve “Bir Aşk Gerçek, Bir de Ölüm” isimli şarkısı ile MANSİYON kazandı.
Bazı şarkıları, bazı sanatçıların albüm isimleri oldu:Aynı Çatı Altında (Hülya SÖZER, Mediha ŞEN SANCAKOĞLU), Yıllar Yorgun, Ben Yorgun (Yüksel UZEL), Oldu mu Ya? (Ayşe TUNALI), Öptüm (Bülent ERSOY), Sarsam Diyorum (Samime SANAY),Üzüldüğün Şeye Bak ( Emel SAYIN).
Bazı şarkıları filmlerde kullanıldı:
“Aynı Çatı Altında” ve “Kalblerimiz Bir Olsa” isimli şarkıları; Yüksel UZEL / Tarık TARCAN / Muzaffer TEMA’ nın oynadıkları “ISLAK SOKAK” isimli filmde Yüksel
UZEL tarafından seslendirildi.
“Aynı Çatı Altında” isimli şarkım “ACILAR GÜNLÜĞÜ” filminde de kullanıldı.
SÖZLERİ TURHAN TAŞAN'A AİT ŞARKILAR
1 Anlamak istemedin gözlerimin dilinden.
2 Beni benden alıyor gözümdeki gözlerin. (BEKLEDİĞİM GÜN)
3 Bir başka sevgiyi hiç düşünmedim
4 Dost diye çırpındım gelen olmadı.
5 Geç anladım, değmezmiş seni böyle sevmeye.
6 Geliyorsun, geçiyorsun. (ZALİM) Mahmut
7 Gitme kal ne olursun, kim tutacak elimde
8 Gülmeyi sen öğrettin. (BETER OLASI)
9 Gülüşün cana yakın. (ÇIKMAZ SOKAK GÖZLERİN
10 Hasretin alev alev yakıyorken bağrımı.
11 Her gün aynı heyecan, her gün aynı özleyiş.
12 Kaç yıl bekledim durdum, görmek için bu günü.
13 Kalb kalbe karşı derler, onun için sormadım.
14 Kalplerimiz bir olsa, dünyâmız başka başka.
15 Mevsimler kıskanır seni kendinden.
16 Ne olur gitmesen böyle her akşam
17 Sana olan hasretim sönmemiş volkan gibi.
18 Sen uzakta bir yıldız, uzansam dokunamam.

Hüseyin Avni (Lifij)

1886 Hüseyin Avni (Lifij) Samsun ili Lâdik ilçesine bağlı Karaaptalsultan Köyünde doğdu. 1887 Ailesi İstanbul'da Rumeli Hisarına yerleşti. 1893 1893-1896. İlk öğrenimini Fatihte, Aşıkpaşa mahallesindeki mahalle okulunda yaptı. Bu okulda resim ve müzik dersleri ile ilgilendi. 1896 1896-1898. Orta öğrenimini Nadir Beyin Şehzadebaşındaki "Numune-i Terakki Mektebi"nde yaptı. İdadi mezunu bir kişiden ilk Fransızca dersini aldı. 1898 1898-1900 arası hasta olduğundan okula gönderilmedi. 1901 Nafıa Nezaretinin Demiryolları Müdürlüğü'nde işe girdi. Fransızca öğrenmek için "Alyans İsraelit" okuluna kısa bir süre devam etti. İskender Ferit Bey'den özel Fransızca dersi almaya başladı. 1903 1903-1904. Fransızca dersleri devam etti. Anatomi öğrenmek için "Mülkiye Tıbbıyesi"ne, boya tekniğini öğrenmek için de "Eczacı Mektebi"nin Fizik ve Kimya derslerine dinleyici öğrenci olarak katıldı. 1906 İskender Ferit ve yeni tanıştığı Henri Prost, resimlerini Müze Müdürü Osman Hamdi Beye götürmesini önerdiler. Genç ressamın pipolu oto portresini beğenen Osman Hamdi Bey, bundan sonra yapacağı resimleri kendisine göstermesini istedi. 1908 (İkinci Meşrutiyet). Hüseyin Avni, Müze Müdürü Osman Hamdi Bey tarafından Abdülmecit Efendiye, resim tahsili için Paris’e göndermek istediği öğrenci adayı olarak tavsiye edildi. Genç ressam, aslında 1906 da gerçekleştirdiği pipolu kendi portresini 1908 olarak tarihleyip imzalayarak Abdülmecit Efendi'nin beğenisine sundu. 1909 Elde bulunan yazılı belgede kendi açıklamasına göre sanatçı 11.1.1909 da Fransaya hareket etti. 26 Şubat 1909 da Pariste "I'Ecole Nationale Speciale des Beaux-Art" dan kurları izleme belgesi aldı ve "Cormon" Atölyesinde resim çalışmalarına başladı. 1909-1912. Ressam Guillonnet ve Ressam Andre Lecomte Du Noüy ile dostluk kurarak arada atölyelerine devam etti. 1912 İstanbul'a geri çağırıldı. 1912-1914. "İstanbul Sultanisi"nde (İstanbul Erkek Lisesi) resim öğretmeni olarak görev yaptı. 1915 "Kandilli İnas Sultanisi"nde (Kandilli Kız Lisesi) Fransızca öğretmenliği yaptı. 27 Ekim. Pariste Louvre Müzesinde sanatçı tarafından kopyası yapılan Luca Giordano'nun "Mars ile Venüs" tablosunun kopyasının da bulunduğu koleksiyon Güzel Sanatlar Okulunda toplandı ve okulun büyük salonu ile yanındaki odada sergilendi. 1916 İlkbahar 1. "Galatasaraylılar Yurdu Resim Sergisi"ne iki resim ile katıldı. 26.7.1916. Hilal Gazetesi'nde (No.418) "Le Mouvement Artistique, I'Exposition de Peinture du Galata-Saraililar-Yourdou" başlıklı yazısı yayınlandı. 1917 Sonbahar. İstanbul'da Galatasaraylılar Yurdunda açılan "Savaş Resimleri ve Diğerleri" Sergisi'ne, 20 resim ile katıldı. 1918 Şubat-Mart. "Orient Litteraire"in idare kısmında düzenlenen ilk sergi, Avni Lifij'in kişisel sergisi oldu. (Desenler, yağlı boyalar). (28/2/1918. Orient Litteraire'de Jean Elle'in sanatçı hakkında makalesi, 3/3/1918. Orient litteraire'de "Notre exposition"adlı makale.) (Mütareke.) Davutpaşa Orta Mektebinde Fransızca öğretmenliği yaptı. VİYANA'da sergilenen "Savaş Resimleri ve Diğerleri Sergisi"ne 18 resim ile katıldı. (Katalog der Ausstellung Türkischer Maler - 1918) 1919 11 Temmuz. Doktor İbrahim Şazi'nin Kızı Harika Şazi ile nikahlandı. Galatasaray Resim Sergisi'ne bir resim ile katıldı. 1921 12 Mart. İçinde sanatçının da beş eseri bulunan hükümete ait olan 56 adet tablo, Maarif Kurulunun 12.3.1921 günlü mazbatası uyarınca Resim Eserleri koleksiyonuna katıldı. (Elvahı Nakşiye Koleksiyonu [Resim Tabloları Koleksiyonu], yazan: Müze Müdürü Halil Edhem, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları Sayı 58, 1924) 1922 25 Mart. Doktor İbrahim Şazi'nin kızı Harika Şazi ile evlendi. 16 Temmuz-Ağustos sonu. Türk ressamlar Cemiyeti Tarafından düzenlenen 4. Galatasaray Resim Sergisi'ne üç resim ile katıldı. Aynı yıl kurulan Serbest Resim Atelyesindeki sergiye 7 poşad ve 1 eskiz ile katıldı. Ekim. Bursa'ya Mustafa Kemal'i karşılamak için giden öğretmenler arasında sanatçı ile birlikte eşi Harika ve eşinin kardeşi Heykeltraş Nijad'da bulunuyordu. Mustafa Kemal Avni Lifij'i Ankara’ya götürdü ve Erkanı Harbiye'de dört ay misafir etti. Sanatçı Ankaraya bu ilk ziyaretinde Mareşal Fevzi Çakmak'ın portresini gerçekleştirdi. (Bugün Ankarada Milli Kütüphanede) Ankara dönüşü "Karagün" ve "Akgün" tablolarının hazırlık çalışmalarına başladı. Bir yıl sonunda söz konusu komposizyon tuvale uygulandı. (Bugün Ankarada Milli Kütüphanede) 1923 Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi Tezyini Sanatlar (Dekoratif Sanatlar) öğretmenliğine atandı. Ölümüne kadar Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi Tezyiniye Muallimi olarak görevde kaldı. Mareşal Fevzi Çakmak Mesaide tablosunu gerçekleştirdi. (Bugün İstanbul Resim ve Heykel Müzesinde) 1924 Halil Edhem'in "Elvahı Nakşiye Koleksiyonu" (Resim Tabloları Koleksiyonu) kitabı T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınlarda (Sayı: 58) yayınlandı. 1925 26.12.1925. Sanatçı Sanayi-i Nefise Mektebi Alisinden Fransaya gitme iznini aldı. 1926 15.2.1926 - 14.3.1926 arası sanatçı tekrar Paris'te. Maurice Meys'in konferansına davetli olarak gitti. 1927 Türk Sanayi-i Nefise Birliği Resim Şubesi 4. Ankara Resim Sergisi'ne iki resim ile katıldı. 1927 2 Haziran. Lalelide Harikzedegan Apartmanındaki odasında hayatı son buldu.

Semih POROY

(1954- ) Karikatürcü. Çarşamba İlçesi’nde doğdu. İlköğrenimini Samsun’da, ortaöğrenimini İskenderun’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Öğrencilik yıllarında tabelacılık yaptı. İlk karikatürü 1975’de Akbaba’da yayınlandı. Daha sonra Politika, vatan, Milliyet, özgür İnsan gazete ve dergilerinde de çizgileri çıktı. 1977’de Cumhuriyet gazetesinin haftalık gülmece sayfası Ciddiyet’te çizmeye başladı. Aydın’da kişisel bir sergi açtı. Türk tabipler Birliği Merkez Konseyi’nin 1979’da düzenlediği Çocuk hakları ve Çocuk sağlığı Uluslar arası Karikatür Yarışması’nda Büyük Ödül kazandı.

Kenan Bulutoğlu(Bilim Adamı)

İstanbul Üniversitesi İktisat, Hukuk, İşletme Fakültelerinde, Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Kıbrıs Üniversitelerinde ders verdi. 1977’de Samsun Milletvekili ve 1977-1979’da Devlet ve İşletmeler Bakanı oldu. Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Asya Kalkınma Bankası, IMF, UNDP, USAID, KPM-Peat Marwick için ekonomi ve maliye uzmanı, danışmanı ve yöneticisi olarak 30’dan fazla ülkede görev aldı. Yapıtları: Dünya Kazan Ben Kepçe: Para Krizleri, 2002; Dünya Kazan Ben Kepçe: Zamana ve Mekâna Yolculuklar, 2000; Para ve İnsan, Altın Kitaplar, 1984 (Tükendi); Bunalım ve Çıkış, Tekin Yayınevi, 1980; Yüz Soruda Yabancı Sermaye, 1969 (Tükendi); Türk Vergi Sistemi 1982 (Tükendi); Katma Değer Vergisi, 1985 (Tükendi); Türk Vergi Sistemi Dersleri, yedinci yayım 1982, (Tükendi); Vergi Politikası, 1962 (Tükendi).

Prof. Dr. Namık Kemal PAK(Bilim A.)

1947 yılında Samsun'da doğan Prof. PAK, NATO Bursiyeri ve TÜBİTAK Şeref Bursiyeri olarak Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü'nden 1968 yılında mezun olduktan sonra, 1972 yılında Berkeley-Kaliforniya Üniversitesi Fizik Bölümü'nden Doktora derecesini almıştır. Prof. PAK, 1977 yılında Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü'nde Doçentlik, 1988 yılında da ODTÜ Fizik Bölümü'nde Profesörlük ünvanını almış olup halen bu Bölüm'de çalışmalarını sürdürmektedir. Prof. PAK. Kaliforniya Üniversitesi Lawrence Berkeley Laboratuarında, Kaliforniya Stanford Linear Accelerator Center'da, San Diego-Kalifornya Üniversitesinde, Cenevre Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinde(CERN), Trieste-İtalya International Center for Theoretical Physics'de, araştırma görevlerinde bulunmuştur. 1988-1989 yılları arasında Devlet Bakanı Adnan KAHVECİ'nin Danışmanı olan Prof. PAK, 1989-1991 yılları arasında "Üniversitelerarası Kurul, Profesörlük Değerlendirme Komisyonu" nun başkanlığını yapmıştır. 1990-1997 yılları arasında TÜBİTAK Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüş, 1996-1999 yılları arasında TÜBA Konsey Üyesi olarak görev yapmış olan Prof. PAK Ocak 1998'de TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyesi olmuştur. Prof. Dr. Namık Kemal PAK 1991-1997 yılları arasında NATO-İstikrar İçin Bilim (SfS) Programı, Türkiye Ulusal Koordünatörlüğü, 1993-1998 yılları arasında NATO Bilim Komitesi "Science and Technology Policy" Panel Üyeliği'nde bulunmuştur. Prof. PAK halen NATO-Barış İçin Bilim (SfP) Programı-Steering Group Üyeliği ve Avrupa Birliği, INCO/DC Programı (Akdeniz) Proje Değerlendirme Panel Üyeliği'nde bulunmaktadır. Prof. PAK 1988-1989 yılları arasında NATO Bilim Komitesi Türkiye Temsilciliği, 1991-1997 yılları arasında OECD Bilim ve Teknoloji Politikaları Komitesi Türkiye Temsilciliği,1993-1997 yılları arasında NATO Bilim Komitesi Türkiye Alternatif Temsilciliği, 1995-1997 yılları arasında Avrupa Bilim Vakfı (ESF) "Standing Committee for Physical and Engineering Science" Üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Prof. Dr. Namık Kemal PAK'ın Avrupa Bilim Vakfı (ESF) "Executive Council" Üyeliği, Avrupa Bilim Vakfı (ESF) Seçim Komitesi Üyeliği, Avrupa Birliği EUROMED-Monitoring Committee Üyeliği ve UNESCO, International Committee on Engineering Education(ICEE) Üyeliği halen devam etmektedir. 1979 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 1989 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü sahibi olan Prof. Dr. Namık Kemal PAK aynı zamanda Üçüncü Dünya Bilimler Akademisi (TWAS) Üyesi, Academia Europea Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Asli Üyesidir. Prof. Dr. Namık Kemal PAK, 31 Mayıs 1999 -31 Mayıs 2003 tarihleri arasında TÜBİTAK Başkanı olarak görev yapmıştır.

Ali Fuat Başgil

Anayasa hukuku alanındaki çalışmalarıyla tanınan Ali Fuat Başgil 17 Nisan 1967’de Kadıköy’deki evinde kalp krizi geçirerek öldü. 1893’te Samsun’da doğan Başgil ilk öğrenimini Çarşamba’da gördü. Liseye İstanbul’da başladı ve I.Dünya Savaşı’na katılarak Kafkas cephesinde dört yıl çarpıştı. Daha sonra Paris Buffone Lisesi’ni ve Gronoble Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. “Boğazlar Sorunu”na ilişkin teziyle Paris Hukuk Fakültesi’nden doktorasını aldı. 1930’da Türkiye’ye döndü, bir süre Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalıştı ve 1932’de İstanbul Hukuk Fakültesi’nde anayasa profesörlüğüne getirildi. Hatay Anayasası’nı hazırlayan Başgil, 1937’de Hatay’ın bağımsızlığı konusunda Cenevre’de toplanan Milletler Cemiyet’inde Türk kurulunun danışmanlığını yaptı. 1939’da ordinaryüs profesör oldu ve 1942’ye kadar İstanbul Hukuk Fakültesi dekanlığını yürüttü. Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti’ni kurduğu 1947’den itibaren DP’yi destekleyen Başgil, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra 147 öğretim üyesiyle beraber üniversiteden uzaklaştırıldı. 1961’de emekli oldu ve aynı yıl AP listesinden Samsun senatörü seçildi. Cemal Gürsel’e karşı cumhurbaşkanlığına aday oldu, fakat baskılar sonucu adaylıktan ve senatörlükten çekildi. 1962’de İsviçre’ye giderek Cenevre Üniversitesi’nde Türk Tarihi ve Dili Kürsüsü’nde ders verdi. 1965’te tekrar yurda döndü ve AP İstanbul milletvekili olarak Meclis’e girdi; Anayasa Komisyonu başkanlığı yaptı. Başgil, hukuk alanındaki çalışmalarının yanı sıra, Türkiye’deki din ve laiklik anlayışına eleştirilerle dikkati çeken Din ve Laiklik (1954) ve Gençlerle Başbaşa (1949) gibi kitapları yayımladı.

Prof. Dr.Orhan Aldikaçtı

Prof. Dr.Orhan Aldikaçti, (d.1924 , Samsun), hukukçu ve siyaset adami. 1982 Anayasasi' ni hazirlayan Danisma Meclisi'nde Anayasa Komisyonunun baskanligim yürütmüstür, 1943'te Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Yük-sekögrenimim Lozan Üniversitesi Siyasal Bilimler Yüksekokulu'nda, doktorasini ayni üniversitenin Hukuk Fakültesi'nde yapti. 1956'da Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde asistan, 1961'da doçent, 1968'de de profesör oldu- 1969'da ayni fakültenin dekanligina seçildi. 1972-77 arasinda Kibris'taki toplumlararasi görüsmelere katildi. Daha sonra Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Kürsüsü baskanligina getirildi. Lahey Adalet Divani Daimi Hakem Mahkemesi üyeligine seçildi. 12 Eylül 1980'den sonra olusturulan Danisma Meclisi'nde Istanbul üyesi olarak görev aldi. Anayasa Komisyonu baskanligina getirildi. Komisyonun hazirladigi Anayasa tasarisini Milli Güvenlik Konseyi'nce onaylandiktan sonra 7 Kasim 1982'de halkoyuna sunularak kabul edildi. 15 Haziran 1983'te Danisma Meclisi üyeliginden istifa eden Aldikaçti Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanligina atandi. Yapitlari arasinda Modern Demokrasilerde ve Türkiye'de Devlet Baskanligi (196Ü) ve Anayasa Hukukumuzun Gelismesi ve 1961 Anayasasi (1964; 2 cilt) sayilabilir.

Murat KARAYALÇIN

1943 yılında Samsun'da doğan Karayalçın, ilk ve orta öğrenimini Ankara Mimar Kemal İlkokulu ve Ortaokulunda, Lise öğrenimini ise Ankara Gazi Lisesinde yapmıştır. ODTÜ'de 1963-1964 döneminde İngilizce hazırlık eğitimi gördü, 1964 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat-Maliye Bölümünden 1968 yılında mezun oldu. DPT'de uzman yardımcısı ve uzman olarak çalıştı, İngiltere'de kalkınma ekonomisi üzerine lisans derecesi aldı. 1978 - 1979 yıllarında Köy İşleri Bakanlığında Müsteşar Yardımcılığı görevini yürüttü. Kent-Koop'un kurucuları arasında yer alan Karayalçın, Kent Koop'ta sırasıyla mali sekreterlik, genel sekreterlik ve 1981 yılından 1991 yılı Mayıs ayına kadar da Genel Başkanlık görevlerini üstlendi. Karayalçın, 1986-1987 yılları arasında Uluslararası İskan Konseyi Yönetim Kurulu üyeliği, kurulduğu tarih olan 1988 yılından 1993 yılı Eylül ayına kadar da kısa adı TÜRKKENT olan Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği'nin Genel Başkanlığı görevlerini sürdürdü. 1986 yılında İngiltere'de Dünya Konut Yılı Ödülünü alan Karayalçın, aynı yıl Nokta Dergisi tarafından yılın işadamı seçildi. 1987 ve 1991 yıllarında Türkiye'nin dış tanıtımına yaptığı katkılar nedeniyle TÜTAV ödülüne, 1993 yılında Fransız Hükümeti tarafından Legion d'honneur nişanına layık görüldü. 26 Mart 1989 tarihinde yapılan yerel seçimlere önseçimi kazanarak Sosyal Demokrat Halkçı Parti'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak giren Karayalçın, seçildiği bu görevini Eylül 1993 tarihine kadar sürdürdü. Karayalçın Sosyal Demokrat Halkçı Parti'nin 11-12 Eylül 1993 tarihinde yapılan 4. Olağan Kurultayında Genel Başkan seçildi, T.C. 50. Hükümetinde Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı ve Dışişleri Bakanı olarak 1994 - 1995 tarihleri arasında görev yaptı. 18 Nisan 1999'da yapılan yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adaylığını koydu fakat kazanamadı. Haziran 1999'da CHP kurultayında başkanlığa adaylığını koydu fakat burada da başarısız oldu. Daha sonra CHP'den istifa etti ve Fikri Sağlar ile birlikte Solda yeni bir oluşum için yola koyuldu. Mayıs 2002'de SHP adında yeni bir parti kurdu.

Mehmet ÖZDİLEK ( Şifo Mehmet )

Doğum Tarihi : 01.04.1966
Doğum Yeri : Samsun
OYNADIĞI KULÜPLER : SAMSUN LADİK SK (Amatör) (1981-1984) KAHRAMANMARAŞ SK (2.Lig) (1984-1988) BEŞİKTAŞ JK (1.Lig) (1988-2001) MİLLİ TAKIM KARİYERİ "A" MİLLİ TAKIM 31 defa "ORDU" MİLLİ TAKIM 10 defa "OLİMPİK" MİLLİ TAKIM 7 defa - 2 gol BAŞARILARI 1991 TÜRKİYE'DE YILIN FUTBOLCUSU 1.LİG - BEŞİKTAŞ JK 1986/87 TÜRKİYE GOL KRALI 2.LİG - KAHRAMANMARAŞ SK 29 GOL TÜRKİYE 1.LİGİNDE TOPLAM 135 GOL AVRUPA KUPALARINDA TOPLAM 7 GOL ÇALIŞTIĞI TEKNİK DİREKTÖRLER MİLLİ TAKIMLAR SEPP PIONTEK - FATİH TERİM - MUSTAFA DENİZLİ - TINAZ TIRPAN - EROL TOK BEŞİKTAŞ JK GORDON MILNE - CHRISTOPH DAUM - RASİM KARA - JOHN BENJAMIN TOSHACK - KARL HEINZ FELDKAMP - PETER BRIEGEL - NEVIO SCALA KAHRAMANMARAŞ SK MEHMET BABALIK - ABDULLAH TURGUT - YÜCEL İLDİZ - ENVER ÜREKLİ SAMSUN LADİK SK ÖMER MAKARACI - EKREM YILMAZ

Salim BAK

(1950- ) Güreşçi. Samsun’un Kavak İlçesi’nde doğdu. Güreşe çok meraklı idi. Çevresinden teşvik gördü ve spora başladı. Sporda gücü ve ustalığı ile adım adım ilerledi, zirveye yükseldi. Gençler Dünya şampiyonu, Avrupa İkincisi, Akdeniz Oyunları şampiyonu oldu. Bir çok kere Türkiye şampiyonluğu kazandı.

Tanju ÇOLAK

1963 yılında Samsun'da doğan Tanju Çolak futbol hayatına Samsun Yolspor'da başladı. Daha sonra Samsunspor'a geçen Tanju Çolak bu forma altında 1984-85 ve 1985-86 sezonlarında gol kralı oldu. 1986-87 sezonunda Galatasaray'a transfer oldu. 1987-88 sezonunda ise 39 gol ile Avrupa Gol Krallığı ünvanını kazandı. Aynı yıl France Football Dergisi'nin düzenlediği Altın Ayakkabı ödülünü de aldı. Bu ödülü bugüne kadar alan ilk Türk futbolcu olarak da tarihe geçti. 1988'de 240 gol atarak Türkiye 1.Ligi'nde en çok gol atan oyuncu ünvanını 217 gol sahibi Metin Oktay'dan devraldı. 1991-92 sezonunda da gol kralı olan Tanju sezon sonunda Fenerbahçe'ye transfer oldu. Futbol hayatına İstanbulspor'da oynadıktan sonra son verdi. Tanju Çolak, A Milli Takım'da 31 kez forma giydi ve 9 gol attı. Gerek Neuchatel gerek Monaco galibiyetlerinde attığı goller ile takımının Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale yükselmesinde büyük rol oynamıştır.

Mustafa DAĞISTANLI

Samsun’un Balayır köyünde doğan Dağıstanlı 70 kez milli formayı giydi. 1954’te Tokyo’da ilk dünya şampiyonluğunu elde etti. 1955’te grekoromen dalda Akdeniz Oyunları birincisi olan Dağıstanlı, 1957’de İstanbul’da ve 1959 yılında Tahran’da dünya şampiyonluğunu kazandı. 1958’de dünya kupası ikincisi, 1960’ta Balkan şampiyonu oldu. Samsun’dan Meclis’e girerek bir dönem milletvekilliği yaptı. Uluslararası alanda en fazla kürsüye çıkan Türk güreşçisidir.
2005-2006 SEZONUNDA ULUSLURARASI MUSABAKALARDA DERECE YAPAN SPORCULARIMIZ

Adı Soyadı -Yarışma Adı -Tarih ve Yeri - Derecesi - Katagorisi
YAVUZ BEYKOZ : Uluslar arası BoksTurnuvası 20-29 Temmuz 2005 UKRAYNA 3 91 Kg
BÜNYAMİN AYDIN : Minikler Avrupa Boks Şampiyonası 29 Ağus-5Eyl 2005 RUSYA 2 43 kg
SEVDA MERMER : Yıldızlar Avrupa Şampiyonası 9.11 Eylül 2005 İTALYA 1 35 Kg
F.ASENA AYDIN : Yıldızlar Avrupa Şampiyonası 9.11 Eylül 2005 İTALYA 1 50 Kg
FATİH ÜÇÜNCÜ : Yıldızlar Gerekomen Aarupa Şampiyonası 12-17 Temmuz 2005 TİRAN 3 54 Kg
MEHMET UYAR : Yıldızlar Serbest Avrupa Şampiyonası 12-17 Temmuz 2005 TİRAN 3 74 Kg
BURCU KEBİR : Yıldız Bayanlar Avrupa Şampiyonası 12-17 Temmuz 2005 TİRAN 3 56 Kg Uluslar arası Yıldız Byn Zafer Tur 24-28 Mayıs2006 MUĞLA 3
ELİF ÜNSAY : Uluslar arası Yıldız Byn Zafer Tur 24-28 Mayıs2006 MUĞLA 3
FATMA MALAY : Uluslar arası Yıldız Byn Zafer Tur 24-28 Mayıs2006 MUĞLA 2 Uluslar arası Genç Byn seb Güreş Tur 18-21 Mayıs2006 ANTALYA 2
ELİF ÇELİK : Uluslar arası Boğaziçi Tur. 9-10 Temmuz2005 İSTANBUL 3 63 Kg Gençler Uluslar arası Tur 13-14 Mayıs2006 UKRAYNA 2 63 Kg
MAHMUT SARI : Balkan Gençler Şampiyonası 23.07.2005 BULGARİSTAN 3 81 Kg
FİGEN ÖNAL : Balkan Gençler Şampiyonası 23 Temmuz2005 BULGARİSTAN 3 70 Kg
ALİ GÜR : Balkan Gençler Şampiyonası 23 Temmuz2005 BULGARİSTAN 3 81 Kg
AHMET SARI : Balkan Büyükler Şampiyonası 23.Temmuz 2005 İSTANBUL 2 81 Kg
CANAN ADIGÜZEL : Büyükler Uluslar arası Surıye Tur 21-22 Nisan2006 SURİYE 3 48 Kg Uluslar arası Boğaziçi Tur 1-2 Temmuz2006 İSTANBUL 2 48 Kg Balkan Büyükler Şampiyonası 5-6 Ağustos 2006 BOSNA-HERSEK 3 48 Kg
SEDA KARADAĞ : G.Bayanlar Balkan Şampiyonası 8-9 Temmuz 2006 MAKEDONYA 1 63 Kg Uluslar arası Atom Kupası 22-23 Temmuz2006 MACARİSTAN 1 63 Kg G.Bayanlar Balkan Şampiyonası 23 Temmuz2005 BULGARİSTAN 1 63 Kg
ARZU KÜÇÜK ; Uluslar arası Yıldız Byn Serb, Gr,Zafer T 24-28 Mayıs2006 MUĞLA 2 A.
TUĞBA DURSUN : Uluslar arası Yıldız Byn Serb, Gr,Zafer T 24-28 Mayıs2006 MUĞLA 2 55 Kg Uluslar arası Genç Byn seb Güreş Tur 18-21 Mayıs2006 ANTALYA 2 55 Kg
KÜBRA ÖZDEMİR : Gras prxs yarısması 2-12 Nisan 2005 ELSALVADOR 3 Genç Bayanlar
DAMLA GÜNAY : 8. Salon Dünya Şampiyonası 21-28 mart DANİMARKA 4 Büyük Bayanlar
KÜBRA ÖZMEN ; Uluslar arası Cihat Şener Turnuvasi 17-18 Eylül 2005 KUŞADASI 1 70 Kg
ASENA T.DURSUN : Büyükler Uluslar arası Suriye Tur. 21-22 Nisan2006 SURİYE 2 57 Kg Uluslar arası Cihat Şener Turnuvasi 17-18 Eylül 2005 KUŞADASI 3 57 Kg Balkan Gençler Şampiyonası 23.Temmuz2005 BULGARİSTAN 3 57 Kg F.
HAMİT DAL : Uluslar arası Cihat Şener Turnuvasi 17-18 Eylül 2005 KUŞADASI 3 73 Kg
İSKENDER ÖZKANOĞLU : Uluslar arası Cihat Şener Turnuvasi 17-18 Eylül 2005 KUŞADASI 3 60 Kg Balkan Gençler Şampiyonası 23.Temmuz2005 BULGARİSTAN 3 60 Kg

kaynak:samsun il kültür ve türizm müdürlüğü

Son yorumlar

Yorum mevcut değil.

Anket

MİLLETVEKİLLERİNDEN BEKLENTİNİZ NEDİR?